Lanetli Olduğuna İnanılan 10 Ürkütücü Yer

Lanetli Olduğuna İnanılan 10 Ürkütücü Yer

Spread the love

Changi Plajı.

Changi Plajı
İkinci Dünya Savaşı sırasında meydana gelen Sook Ching katliamı sebebiyle burada pek çok Japon öldürüldü. Binlerce Çinli, Japon karşıtı olmakla suçlanarak katledildi.
Bu plajda, ölen Çinlilerin hayaletlerinin görüldüğü söyleniyor. Bu olayı ürpertici boyutlara taşıyan şey ise, görüldüğü söylenen hayaletlerin arkalarında kan lekeleri bırakması.

Çığlık Tüneli.

Çığlık Tüneli.


Rivayete göre bundan yüzyıl önce tünelin güney çıkışına yakın bir çiflik evi varmış. Bir gece evde yangın çıkmış ve kıyafetleri tutuşan küçük bir kız çocuğu tünele doğru koşmaya başlamış.
Bir yandan kıyafetlerinden kurtulmaya çalışan kız tünelin ortasında yere düşmüş ve orada ölmüş. İddiaya göre eğer gece tünelin ortasında dikilip bir kibrit yakarsanız alevi hemen sönüyor ve bir kız çığlığı işitiyorsunuz

Bhangarh Hisarı.

Bhangarh Hisarı.
Bir kara büyü ustası olan Singhia herkesin burada öleceğini ve ruhlarının sonsuza kadar orada hapsolacağını söyler.
İlginç nokta ise bu bölgede ne zaman bir ev yapılsa çatısı çöktüğü için çatısız yapılıyor olmasıdır. Gece olduğunda burada bulunanların geri dönemediği söylentisinin yanı sıra hükümetin, gün batımından sonra buraya ziyareti yasaklamıştır.

Monte Cristo.

Monte Cristo.
Avustralyada bulunan bu malikane Bayan Crawley’nin kocasının ölümünden sonraki 23 sene boyunca iki kez dışında hiç dışarıya çıkmadığı yönünde.
Bazıları kadının tuhaf biçimlerde gözükmesi, sesler çıkarması, ışıkların yanıp sönmesiyle karşılaştıklarını söylüyorlar

Dominik Tepesi.

Dominik Tepesi.
Filipinliler tedavi görmekte olan ve yaşama umudu olduğu halde burada ölen hastaların ruhlarının burayı ele geçirdiğini düşünüyor.
Gece boyunca kapı ve cam çarpması, tabak kırılma sesi ve çığlıklar duyulduğu söyleniyor

Stanley Hotel.

Stanley Hotel.
Stanley Buharlı otomobillerinin kurucusu Freelan O. Stanley’in adını alıyor. Stanley’in hayaletinin sık sık otelin bilardo odası ve barını ziyaret ettiği söyleniyor.
Konuklar otele hiç çocuk kaydolmamasına rağmen gece koridorlarda gürültü yapan çocuklardan şikayetçi.

Myrtles Plantasyonu.

Myrtles Plantasyonu.
St. Francisville, Louisiana’da bulunan bu ev “Amerika’nın en lanetli evi” olarak da bilinir.
Canlanan yağlıboya tabloları, kanlı el izi ve kendi kendine açılıp-kapanan kapıları lanetleri arasında.

Pfister Oteli.

Pfister Oteli.
En ilginç hikayesi otelin kurucusu Charles Pfister’in otele gece yarısı kayıt yaptırdığıdır.
Garip olan bir şey yok ancak kayıt yaptıran otelin kurucusu hayatta değildir.
Müşterilerin oteli terk etme ve tercih etmeme sebebi ise; kapıların gıcırtısı ve çığlık sesleridir.

Alcatraz Hapishanesi.

Alcatraz Hapishanesi.
Alcatraz,disiplini ve mahkumlara yapılan işkencelerle adından uzun süre söz ettirmeyi başarmıştır.
Alcatraz hakkındaki en büyük hikaye gece yarıları koğuş kapılarının sessizce kapanması ve yükselen çığıklardır.Bunu ortaya atan Alcatraz’ın bekçiliğini yapmış bir isimdir.

Inverary Şatosu.

Inverary Şatosu.
1944 yılında kendini asarak intihar etmiş bir arp sanatçısının hayaleti batı İskoçya’da bulundan bu kasrın koridorlarında dolaştığı ve kütüphanede arp çaldığı söyleniyor.
Şato bugünlerde 13. Argyll Dükü’nün evi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.